• muhabbet kuşu

    1062.
    Arkadaş ısırsa yemem ama bunlarin ağzından her şey tatlı oluyor. Tiksinme mümkün değil evet.

    muhabbet kuşu
    17 -1 ... kukla
    #37991096 :)
  • kukla nın büyük sırrı

    51.
    o kadar da büyük değildir. hani standartların bi tık üstü diyelim. bi tık.
    9 -1 ... kukla
    #37990749 :)
  • muhabbet kuşu

    1055.
    Nasıl acındırıyor kendini sıpa. Oyun oynarken tüyü koptu. Kıyamam.

    muhabbet kuşu
    27 -1 ... kukla
    #37990721 :)
  • halı sahaya geç gelince anahtarr diye bağıran adam

    1.
    maç başlamıştır. sahada herkes geç kalan bu götverene küfür ederken o bir anda çantasıyla saha kenarında belirir '' anahtar kimde, oda kaç, alooo'' diye bağırır. anahtarı tel örgünün arasından alırken de '' beyler felaket trafik vardı '' falan acındırır kendini. bu lavuğu da hayal edin, çok geniştir bu dallamalar ve en iyi oyuncular da bunlar olur hep. niye öyle anlaması güç evet.
    4 -1 ... kukla
    #37990112 :)
  • halısahada faule itiraz olunca topu auta atan adam

    1.
    hep olay yerinde bu adam vardır. olmayan faule bile '' faul bu '' deyip oyunu durduran da kendisidir. '' ne faulü?'' diye itiraz gelince de tüm karizmatikliği ile topu alıp auta atar. lan hayal edin bu piçleri, topu öyle bir auta vurur ki, sanki motorsiklete binecek gibi artist bir şekilde havaya kaldırır ayağını. böyle ağır ağır vurur. tribini siktiklerim. aslında en büyük çirkef bu adamlardır. başkası da gelip atmaz auta, illa bu göt gelip vuracak. hee bu arada gerçekten faul olunca bu çirkef yine uzaktan '' faul yok aloo '' diye de bağırır. işte o zaman sırf tartışma çıkmasın diye topu auta atan diğer takımdaki delikanlı abimize laf yok. o çok ayrı bir konu. ben ilk göt verene dikkat çekmek istedim. bitmiyorlar.
    7 ... kukla
    #37990016 :)
  • halı sahadaki beyler paslı oynuyoruz diyen adam

    1.
    halı saha maçı oynamak için nasıl top lazımsa, nasıl kale şartsa ve nasıl kurallar varsa işte bu '' beyler paslı oynuyoruz'' diye bağıran adam da sahanın olmazsa olmaz adamıdır. göt verendir bunlar. top kendine gelince artist artist çalım atarlar, ne bileyim tee orta sahadan şut çekerler ama top kendinden çıkıp arkadaşına geldiği zaman '' beyler passssss, paslı oynuyoruz, samet boşşşşş, beyler passsss '' diye cırlarlar. getir gözünün önüne, hepsi ibne.
    5 ... kukla
    #37989928 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    176185.
    bunu kimseye anlatmadım. belki işin büyüsü bozulur, belki ürperen olur, belki '' hadi canım'' diye inanmayan olur diye hep içimde sakladım.

    ama artık paylaşmak istiyorum. daha fazla tutamayacağım...

    ben yıllardır aynı rüyayı görüyorum. yaklaşık 15 sene boyunca dizi film gibi aynı rüyanın devamını başka bir zaman diliminde tekrar yaşamaya devam ediyorum ve görmüş olduğum bu rüya o kadar heyecanlı, o kadar aşk dolu ve o kadar gizemli ki hiç bitmesin istiyorum. anlamadınız sanırım, şöyle izah edeyim;

    rüyamda bir havuzda yüzüyorum. siyah takım elbiseli 3 adam yanıma gelip kafamı suya bastırarak beni boğmaya çalışıyor. ölmek üzereyim, gözlerim suyun altında açık vaziyette kabarcıklar çıkararak son nefesimi veriyorum, derken suya köpeğim paşa'nın atladığını ve bana doğru yüzdüğünü görüyorum. hem de suyun altında yüzüyor, iyice yaklaşıyor ve boğmaya çalışan adamın kolunu ısırıyor. paşa zeki köpek. havuz büyük olduğundan çevresini dolaşmayıp tam karşıdan direkt atlayarak kurtarıyor. dolanmaya çalışıp adamları ısırsa çoktan ölürüm. paşa katillerin kolunu ısırınca su birden kıpkırmızı kan oluyor ve uyanıyorum. kötü kabus.

    işte bu rüyanın devamını 1 ay sonra, belki 2 ay sonra, artık ne zaman ve nasıl oluyorsa, tekrar uyuyunca devamını görüyorum. hem de tam kaldığım yerden. kafamı havuzdan bir çıkarıyorum adam kolunu tutarak kaçıyor, benim üzerim kan. her yer kan. öksürüyorum. paşa da havuzun merdivenlerinden çıkarak adamları kovalıyor. benim dermanım yok. paşa geri dönüyor ve beni kontrol ediyor.

    bu anlattığım örnek gördüğüm rüya değil. gördüğüm rüya çok daha gizemli, heyecanlı ve dediğim gibi aşk dolu bir rüya. onun konusunu söyleyip '' belki bir daha söyledim diye görememe'' riskini göze alamam.

    ne bileyim, bu hep içimde kalmıştı. varsa böyle kişiler tanışıp konuşmak isterim. yaklaşık 2 aydır söz konusu rüyanın devamını göremedim ve sabırsızlıkla o günü bekliyorum. beklerken başka değişik rüyalar da görüyorum ama dediğim gibi o gizem dolu rüyayı 15 senedir to be continued şeklinde devamlı görüyorum ve en büyük hayallerimden biri de bu rüyanın yıllar sonra kitabını yazmak olacak...
    kısmet.
    14 ... kukla
    #37980748 :)
  • sözlük kızlarının sözlükte bulunma amacı

    18.
    sözlük kızları burada bilgi dağarcıklarını genişletmek, fikirleri düşünceleri ve bir nebze de olsa ilim irfan sahibi olabilmek için varahaha.. ulan buraya kadar gülmeden yazmıştım dayanamadım evet.
    8 -2 ... kukla
    #37980152 :)
  • anın görüntüsü

    30140.
    sarıyer garipçe tepesinden yavuz sultan selim köprüsü.
    anın görüntüsü

    rumeli feneri kalesi ve turu 10 liradan müşteri bekleyen atçı dayı.
    anın görüntüsü

    kalenin arka tarafında manzaraya doğru aşklarını yaşayan mutlu bir çift.
    anın görüntüsü

    garipçe köyü camisi. çok güzel buralar evet.
    anın görüntüsü
    18 -2 ... kukla
    #37979666 :)
  • anın görüntüsü

    30132.
    Bahardan kalma birgün. Karadenizden istanbul boğazına ilk giriş yeri.

    sarıyer garipçe tepesi.
    anın görüntüsü
    10 -8 ... kukla
    #37978771 :)
  • ne bakıyorsun diyen kıza verilebilecek cevaplar

    59.
    lisede istiklal marşı sırasında kızın biri '' ne bakıyorsun'' diye mimik işaretiyle el kol yapmıştı. yaklaşık 7 metre mesafe var. öğrencileri yara yara yanına gittim. göğüs göğüse duruyoruz kızla. noldu dedim. ne bakıyorsun diye tekrar sordu. dedim kendime bakıyorum sana bakmıyorum dedim. ahaha o nasıl oluyo be manyak dedi. gözlerinde kendimi görüyorum, kendimi görünce de saçımı kontrol ettim uzun mu diye, malum müdür kızıyor dedim. salak salak baktı kız. dedim anlamadın sanırım, dur bakim şöyle dedim tekrar gözlerinin içine bakıp fuştt diye saçımı elimle tarayarak çektim gittim yerime. uzun değilmiş dedim. şaşırdı salak. yerime gidince döndüm baktım gıcık gıcık gülüyor.

    hülasa o olaydan sonra kantinde kızla gülüştük falan derken aradan yıllar geçti ve şuan 9 senelik evliyiz. dünya güzeli bir de kızımız var ve kızımın da tıpkı annesi gibi sol yanağında gam..şaka lan şaka. ehehe sonra kız yanıma geldi '' al bunu da gör madem '' deyip sıfatıma doğru şlakk diye nah işareti yaptı. ben şok. kolundan o sesi nasıl çıkardı halen şaşarım.
    82 -8 ... kukla
    #37972525 :)
  • yazarlara whatsapp tan gelen son mesaj

    2958.
    yazarlara whatsapp tan gelen son mesaj

    olum benim nasıl arkadaşlarım var lan? motor fısfıslayacağız zevk için aloo.
    27 -2 ... kukla
    #37867558 :)
  • motorlu taşıtlar vergisine yüzde 40 zam yapılması

    10.
    - siz arabalara biniyorsunuz ya,
    + eee
    - biz de size bineceğiz. muhaha...
    30 -1 ... kukla
    #37850595 :)
  • sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    1182.
    ehehe ördek evet... ama çok gıcık oluyorlar bana. nasıl sinirler, bakışlara bakın hele;

    tipini sikim bırak şunu hadi.
    sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    ehh vermezsen verme be.
    sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    biz geldik, bize ver seksi çocuk, bırak elinden, nolur.
    sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    kaçın lan kaçın deli bu.
    sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    panpa bana verr. denizin buz gibi sularından geldim.
    sözlük yazarlarının beslediği hayvanlar

    ehehe park lan burası. bira içerken çok zevkli bunlarla taşak geçmek. ehehe besliyoruz ama o ayrı tabi *
    41 -7 ... kukla
    #37849739 :)
  • yazarların bugünkü mutluluk sebebi

    90.
    geçtiğimiz bayram el öpmeye anneme gittim. diğer kardeşlerim de oradaydı. onların çocukları ve hatta teyzem ve onun çocukları da gelmişler. köyden yeni evlenmiş dayı oğlu da müstakbel eşini alıp gelmiş. evimiz her bayram olduğu gibi cümbür cemaat. severim kalabalığı, annem de çok sever. 60 küsür yaşında olmasına rağmen baklavayı ve dolmaları hiç eksik etmez. kendi elleriyle yapar. ne gelinine, ne kızına iş buyurur. yapmış yine yedik hepsini.

    odada çay içiyoruz. çekyatlarda yer olmadığı için yere oturuyorum ben. sırtımı peteğe dayayıp muhabbet ediyoruz. çocuklar da diğer odadalar. oyun oynuyorlar orada. neşemiz yerinde, müge anlı'dan bahsediyorum. '' kadın hızını alamadı artık kaybolan hayvanları bile buluyor'' diyorum. yengem '' çok güzel kadın ama diyor'' hadi be diyorum, buz bakışlının teki o, neresi güzel, böyle bir kızla karşılıklı çay bile içmem, suratına bakınca üşüyorum '' diyorum. gülüyor ablam '' soğuk bakışlı mı '' diyor. montla seyrediyorum programını abla diyorum. yine gülüyor herkes. kuki alemsin diyorlar.

    sonra çaaayyyyyy diye odada bir ses yankılanıyor. çaayyyyyyy diye bağırışlar...

    teyzemin kızı bu. kendisi 23 yaşında down sendromlu hasta bir kız. tam çaprazımda oturuyor. ayaklarını çekyattan sallayarak çaayyyyyyyyyy diye bağırıyor.

    ortalık birden sessiz...

    teyze kızı tutturduğu şeyi bırakmayan gerçekten ağır hasta birisi. zamanında ''korniş istiyorum, kornişşş '' diye bağırmış ve onu elde edene kadar çığlık çığlığa her yeri inletmişti. o saatte nalburlar da kapalı olduğundan mecbur odanın birinden korniş söküp 1 metresini kestikten sonra kornişi teyze kızına vermiştim. sağol kuki abi deyip sarılmıştı ona. bebeği tutar gibi kornişi tutup sesini kesmişti. okşadı kornişi, sevdi doya doya.

    aslında sürekli yapmıyor bunu. çok nadir. birden esiyor. hani 2-3 ayda bir sefer diyelim. her gün değil.

    noldu güzellik diye cevap veriyorum, çay var ya önünde, neden çirkin kızlar gibi çayyy diye bağırıyorsun?

    '' ya ben dışarıda içmek istiyorum kuki abi, hiç gitmedim cafeye, ben orada içmek istiyorum '' diyor.

    bunu duyunca eyvah eyvah diye ağlamaklı oluyor teyzem. tutturacak şimdi yine diyor. anneme dönüp '' işte bu yüzden gelmek istemiyorum abla'' diyor. sizi de üzüyorum diye ağlamaya başlıyor...

    daha bir dakika önce kahkahalar atılan odada birden hüzün hakim oluyor. teyzem bir tarafta ağlıyor, ablamın surat düşüyor, yengem perişan, annem de tüm olgunluğuyla '' olur mu öyle şey yahu, bir daha duymayayım böyle laf'' deyip kardeşine sarılıyor.

    teyze kızı da '' çaayyyy çayyy çayyy, banane çay istiyorum, dışarıda içmedim hiç, dışarıda içcem, çayy çayy '' diye söylenmeye devam ediyor. böyle ayaklarını çekyattan sallaya sallaya bağırıyor.

    aslında isteklerinin gerçekleşmesi, daha çok isteği doğuracağından '' hayır '' diyorum. bu sefer öyle korniş olayına benzemez bu iş, çay var bak, hepimiz içiyoruz burada, hem dışarıdakinden daha güzel bu çay diyorum.

    çayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy diye bağırıyor. çay çay çay çay çay çay çay çayyyyyyyyyy..

    çay içcem ben. dışarıda içcem çayı, çayyyyyyy...

    öyle deyince, gel kız balkonda içelim çayı diyorum. orası da dışarısı sayılır. sonuçta yıldız görüyorsun. gel karşılıklı içelim diyorum. sen ve ben. kimse balkona gelmeyecek. kimseyi almak yok heh? diyorum.

    teyzem gözünü silip bize bakıyor '' uyumaz bu gece, biz kalkalım, biz şimdiden çıkalım yola, tutturduğu zaman bırakmaz biliyorsunuz '' diyor. kalkıyorlar gitmek için.

    o an diğer sağlıklı çocukların evde oyun oynarken çıkardıkları ufacık bir gürültüye bile tahammül edemeyen anne babalar aklıma geliyor. yattıkları yerden '' 5 dakka rahat yok be'' diye sağlıklı çocuklarına söylenmeleri geliyor ama teyzem ve teyzem gibi binlerce kadın senelerdir bu şekil down sendromlu çocuklarıyla uğraşıyorlar. vay be! düşünmesi bile korkunç.

    korkunç dedim, çünkü çeken bilir. herkes '' çocuğuma bir şey olmasın, önce ben öleyim allahım '' diye dua ederken, bu down sendromlu anneler ise '' önce çocuğum ölsün, nolur çocuğumdan önce benim canımı alma allahım, önce o ölsün '' diye dua ediyor.

    eğer anne çocuktan önce ölürse o hasta çocuğa kim bakar öyle değil mi? kim annesi gibi sabırlı olur? kim?

    teyzem çekyattan kalkınca tüm oda haydaaa deyip ayağa kalkmaya başlıyor. o ara ben de ayağa kalkıp '' teyzecim sakın üzülme, kızın bana emanet, siz de feysinizi açık tutun, çünkü kuzenimle çay keyfi paylaşacağız ehehe '' deyip kuzeni çaya çıkarıyorum. teyzeme de dönüp '' otur sen bakim teyze'' diyorum.

    neyse atlıyoruz arabaya, gidiyoruz cafeye. seviniyor teyze kızı. ehehe cafede çoy içcom diyor. çoy içcom, 4 tane şeker koycam, çoy iççom diye el şaplatıyor.

    arabanın ön koltuğunda, hemen yanı başımda dünyalar onun oluyor.

    yol boyunca ona nasihatlar veriyorum. bir daha böyle yerli yersiz isteklerin olmayacak anlaştık mı diyorum. söz diyor, tamam kuki abi bu son, başka hiçbir şey istemeyeceğim deyip yeminler ediyor ve giriyoruz güzel bir cafeye.

    cafe kalabalık. bayramın 2. günü her yer kalabalık. eğlence mekanı buralar. geliyor garson masaya. alkış gülücük o biçim. çay ver bana diyor kuzen. cam bardakta olsun, çay çay diye el şaplatıyor. gel de gülme.

    kendime de bir tane söylüyorum. iki dilim de pasta siparişi veriyorum. böyle bol çikolatalı olsun diyorum. kilo alırız ama kuki abi diyor. olsun kız diyorum, bu günlük şişman olalım.

    neyse, çaylar tatlılar geliyor. içtikçe içiyoruz. ona masada nasıl oturulacağını öğretiyorum. hanım efendi kızlar dışarıda nasıl davranmalı diye taktik veriyorum. çok hoşuna gidiyor söylediklerim. oyun gibi geliyor. anlattıkça anlatıyorum. artık çayı daha kibar, çatalı daha güzel tutuyor. saçını düzeltiyorum. saçlarını da tara kız hep diyorum. hanfendilerin saçları her zaman düzgün ve bakımlı olur diyorum. annem sabah taramıştı kuki abi deyip eliyle aşağı doğru çekip düzeltmeye çalışıyor. utanıyor biraz. artık sen kendin tara ama burada değil , evde yap bunu diyorum. tamam diyor.

    içiyoruz çayımızı. diğer masadaki üç genç kız bize bakıp gülümsüyor. iyi niyetli bir tebessüm bu. kötü ve alaycı değil. karşımda masum bir kız var çünkü. 23 yaşında ama çocuk.

    garson geliyor, fotoğrafımızı çeker misiniz? diyorum. çekiyor fotoğrafımızı. gülücükler o biçim. yanaklarımı öpüyor. cafede çay içtim, hem de gece, hem de dışarıda diyor. gülüyor hep. el şaplatıp şaplatıp gülüyor...

    sonra çıkıyoruz oradan, çocukların eğlence parkına götürüyorum. tüfekle ördek vurma oyunu var, ördeği vur diyorum. alıyor silahı hep karavana. köstebeklerin kafası çıkıyor onlara çekiçle vur hadi diyorum. o da karavana. köstebeklere gülmekten çekici tutamıyor. kafalarını çok komik çıkarıyorlar kuki abi diyor. bana da kriz geliyor tabi. zaten birisi manyak manyak gülerse ben de dayanamam. köstebekler kafayı çıkardıkça kahkaha atıyoruz, bayağı eğleniyoruz orada ve eve gitme vakti geliyor.

    yine yol boyu verdiği sözleri hatırlatıyorum. yeminler ediyor anlaştık diyor. geliyoruz eve.

    ablamlar gitmiş, yengem çocuklar için yatakları açmış, abimle dayı oğlu da balkonda sohbet derken, teyzem her zamanki gibi derin derin mutfakta sigarasını içiyor. sana da zahmet oldu kukla diyor. ne zahmeti teyze diyorum, bana da lazımmış böyle bir şey, valla deli gibi eğlendik biz diyorum. teyze kızı sarılıyor sevgiden bana.

    sonra balkona gidip dayı oğluyla biraz konuşuyoruz. kusura bakma ihmal ettim seni diyorum. olur mu hala oğlu? aşk olsun, rahat ol sen diyor.

    yarın oluyor herkes evine gidiyor. aradan iki hafta geçiyor gece 12 gibi (az önce) teyzem arıyor. boğazı düğümlenmiş ağlıyor teyzem.

    kukla diyor, kızım artık her gün saçını kendi tarıyor. bunu senden öğrenmiş. yatarken de tarıyor, demin taradı taradı öyle yattı şimdi diyor. allah razı olsun deyip hıçkırıyor.

    önümde boş bira kutuları öylece duraksıyorum bunu duyunca. tuhaf oluyorum. alkolün de verdiği etkiyle ağladı ağlayacak kıvama geliyorum ama bir yandan da gülmeye başlıyorum. bu nasıl bir his tarif edilemez.

    gülüyorum; '' yahu teyzecim sende de tek başına keban barajı olacak potansiyel var he, bırak şöyle ağlamayı '' diyorum. sonra teyzem de gülüyor. kızının saçını taraması onu öyle bir mutlu ediyor ki, ben kafayı takıp takıp içtiğim şeylere küfür ediyorum.

    konuşma bitiyor ve bırakıyorum son birayı, sızarım diye içmiyorum. çünkü artık uyumak istemiyorum. mutluyum ve bu an çoookkk uzun sürsün istiyorum...
    118 -15 ... kukla
    #37772400 :)
  • tengir budun

    174.
    iş yerinin camından dışarıya baktım, üç tane çocuk top sektiriyor, her halde en çok kim top sektirecek diye oyun oynuyorlar. topu görünce tengir budun aklıma geldi. neden geldi bilmiyorum. karpuz şeklindeydi top. küçükken abimin çocuğuna almıştım. odaya girdim, kapının arkasına da karpuzu sakladım. önce plastik topu yuvarlayıp '' vur bakimm yeğen '' dedim. güle güle abanmıştı topa, yalandan gol yedim. sonra o görmeden karpuzla değiştirdim. karpuzu yuvarladım önüne '' hadi dedim aban yeğen ''. ama nasıl heyecanlıyım. çok hoşuma gider piçlik yapmak. neyse zavallım geldi bi vurdu, olduğu yerde dondu kaldı çocuk. hani o anlık bakışını tarif edemem. limon yalamış gibi bana bakıyor. ağladı ağlayacak. kaşlar filan acayip. ben kıkır kıkır gülüyorum. sonra bu başladı aanneeeeeeeeeee diye ağlamaya. geldi acısı. ben yerleri yumrukluyorum gülerken. krize girdim feci. geri zekalı çocuk ya. karpuza bir koşması vardı, dilini ısıra ısıra gelip abandı. ahaha aklıma geldikçe gülerim halen. bunu niye burada anlattım onu da bilmiyorum. topu görünce aklıma geldi işte. şimdi top başlığına yazsam yeğene ayıp olur diye tengir budun başlığında anlatayım dedim. fark yok sonuçta. ikisinde de sibop deliği var ve ikisi de yuvarlak. neyse, yeğen fitbolmuş basketmiş hiç işi olmaz. sevmiyoo çocuk. tengir budunun da bi boktan anladığını söyleyemem. anlasa cimbomlu olurdu. evet efendim.
    27 -7 ... kukla
    #37749451 :)
  • yazarların üzerinde uyarı etiketi olsa ne yazardı

    5.
    dikkat kuduz var.

    evet, küçük çocukları severken ısırdığım, ısırdıktan sonra uvvvvv diye alıp şöyle bir sağa sola salladığım doğrudur. şaşı şaşı bakıyorlar ya, çok hoşuma gidiyo lan.
    20 ... kukla
    #37749124 :)
  • hunharca davul çalıp havuza atlayan dayı

    1.
    gece saat 4 buçuk, biraz moral bozuk. ne yapayım da neşeleneyim derken videosuna denk geldiğim dayıdır. defalarca izledim ve her seferinde çenem ağrıdı gülerken,

    artık ne içirdiyseler, yok böyle kafa :')

    https://www.youtube.com/watch?v=Pz2wLyjeVmI+
    11 -1 ... kukla
    #37732039 :)
  • robin van persie

    2487.
    robin van persie
    19 -2 ... kukla
    #37703955 :)
  • kukla

    4844.
    sözlüğe döndüm diye aydinoğlu 41 'in büyük ayarına maruz kalmış yazardır.

    ulan bana laf söyleyen herife bak hele. her gün adamı sözlükten şutluyorlar, herif zombi gibi tekrar ayağa kalkıyor. meydan larousse ansiklopedisi gibi nick sahibi oldu çocuk. aydinoğlu 1' den aydinoglu 41'e kadar okuttu kendini bize. hangi birine söveceğimizi şaşırdık.

    ulan son uçurulanlar listesinde nickinin olmadığı gün yok adamın. hemi en başta oluyor. sanki modlar çok konuşanları tahtaya yazıyormuş gibi her gün elamanın adını yazıyorlar oraya. bu da gelmiş '' niye döndün kukla heh '' diye laf sokuyor.

    yorulmuyor da hiç. yaşımız 50 olacak, bu halen aydinoglu 583623 diye cebelleşecek.

    ahaha valla krize girdim, ebesine çiftlik oyunu oynattığım çocuu seni. de get lan.
    54 -5 ... kukla
    #37685877 :)
  • yeni şeyler getiriyorum