• hayata dair iç burkan detaylar

    5965.
    askerlikten kalma ve üzerimden atamadığım kötü bir alışkanlığımdan dolayı bazen sabaha doğru uykum kaçar ve bir daha uyuyamam. sabah saat 7 ve yine terk edilmiş aşklar gibi kaçan kötü kalpli bir uyku ve üstü örtülü kafesin alt kısmından eğilip bana doğru bakan muhabbet kuşum çapkın.

    geceden örtüyorum üstünü, sabah car car ötüp uyandırmasın diye ama çoğu kez ben onu uyandırıyorum işte. açtım kapısını geldi kondu omzuma. o kadar moral veriyor ki bu kuş bana. o küçücük varlık adeta şarj ediyor o mutluluk hormonlarını bağrıma. dişlerimi fırçalarken bile inmiyor tepemden. fırçayı ağzımda sabit tutuyorum geliyo fırçaya konuyor. böyle böcül böcül bakıyoruz birbirimize. cicikuş diyor bana. pipicik diyor. güldürüyor burnumun dibinde.

    mutluyum bugün ve her zamanki gibi mutfağın penceresinden dışarıyı izliyorum. hem dişimi fırçalıyor hem de hava nasıl diye sokağı yokluyorum. aslında hiç acelem olmamasına rağmen yapı gereği aynı anda birkaç iş yapmak gibi pis bir huyum var. dişimi fırçalarken ocağa çay suyu koymak gibi...

    koydum suyu, kuşu da odaya bırakıp aldım montu. ekmek almaya fırına gidiyorum. hava karanlık. sıcacık ekmeğe yağ sürüp çok güzel kahvaltı yapmayı planlıyorum. hımm, sevgili gibi ocakta çay suyum da ateşli ateşli beni bekliyor. offf, değmen keyfime. mutluyum demiştim. öğleye doğru gideceğim işe.

    ama işte hayatım boyunca aşırı mutlu olduğum gün illa başıma bir şey gelir benim. yok diyorum bu sefer kendime. yok olum bugün kötü bir şey olmayacak, sen şartlandırıyorsun böyle kendini diyorum. ekmek poşeti elimde mahalleye yaklaşırken iki erkek ve bir kız ilişti o karanlık sokakta gözüme. uzun boylu erkek kızın kolundan tutup '' yürü işte kız, name yapma bana'' diyordu. diğer erkeğe baktım alaycı bir gülüş vardı yüzünde. kız ise çocuğun koluna vurup '' allah belanı versin senin'' diye ağlıyordu. heh işte dedim başlıyoruz...

    böyleyim abi ben. neşe içerisinde zıplaya zıplaya başladığım halı saha maçından bile sekerek çıkarım. mutluluk benim için buz devrindeki sincabın kovaladığı fındık gibi bir şey. o fındık her daim yanımda ama her daim ulaşılmaz. yakalıyorum. fuşyytt elimden kaçıyor...

    yalandan yere montun cebinden sigara çıkarıp yakma bahanesiyle bakıyorum gençlere doğru. bu sayede onları geçmeden olduğum yerde olayı çözmek istiyorum. çakmağı çakıp çakıp göz ucuyla bu gençleri kesiyorum. kız ağlayarak ayrıldı bunlardan. erkekler yolun aşağısına doğru, kız ise yukarıya ( bana doğru) yürüdü. sonra köşeyi dönen kız bir binanın kapı arası boşluğunda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. tam karşımda ağlıyordu. ağladıkça sesi daha da yükseliyor, adeta yürek dağlıyordu. diğer 2 erkek ise yolun köşesinde durup kızın geri gelmesini bekliyor, beklerken de birbirlerinin omzuna vurup şakalaşıyorlardı.

    gözgöze geldim kızla. avucuyla göz yaşını sildi, sonra duvara yaslanıp olduğu yere çöktü. dizlerinin üstüne kafasını koyup ağlamaya devam ediyordu. 2 değil, 12 erkek olsa vız gelir. kızın yanına o bina girişine gittim ve karşısında çömelip '' neyin var senin anlatmak ister misin bana?'' dedim. kafasını kaldırıp yüzüme baktı. hıçkırıyordu bakarken. '' abi boş ver'' dedi. '' o çocuklar kim? istersen sana yardım edebilirim '' dedim. birden '' abiğğ '' deyip sarıldı. çömeldiğimden dolayı sarılırken üstüme düştü. o arada da binanın ışığı yandı ve dışarı yaşlı bir adam çıktı. kız üstümde, elimde ekmek poşeti, adam tepemizde...

    ne ayaksınız lan siz dedi? hayır yani bu durumun izahını gel de anlat adama. gardropta yakalansam daha inandırıcı cümleler bulabilirim ama şimdi '' abi kız çok acıkmış ben de fırından ekmek aldım, geldim ekmek yediriyorum kıza '' mı diyim. herkes şok zaten. usulca kızı tepemden indirdim. dayı dilini ısırıyor bakarken. tuttum kızı kolundan '' dayı sakin ol, olay sandığın gibi değil, bak işine sen '' falan deyip kızla yürümeye başladık. büyük ''le'' harfi şeklinde bir sokaktayız. biz l harfinin kısa kolunda eve doğru yürürken diğer iki çocuk ise l harfinin uzun tarafında bekliyor. yani bizi görmeleri imkansız.

    yolda yürürken tekrar kıza sordum. '' o çocuklar ne istiyor senden?'' dedim. '' abi sakın onlara bulaşma sen'' dedi. öyle derken eve geldik. '' yukarı çıkmak ister misin? ben de kahvaltı yapacaktım '' dedim. '' abi başını belaya sokmak istemiyorum, sağ ol '' dedi. '' güldürme beni '' dedim. tabii bunu derken hafiften yusuf yusuf atmaya başlamıştım. ulan güne bak sen ya? az önce diş fırçasında pipicik pipicik diyen bir kuş varken 15 dakka geçince, mafyaya musallat olduk...

    '' gel kahvaltı yapalım, iyice durumu anlat bana'' dedim. ikna oldu girdik eve. '' ev biraz dağınık kusura bakma '' dedim. önemli değil dedi. topladım çekyattan elbiseleri oturdu kız. '' bu da kuşum çapkın '' dedim. geldi çapkın omzuma kondu. '' senin dedim bekleyenin, kimin kimsen yok mu? '' dedim. ''yok'' diye cevap verdi. '' ağlama artık, yanımda güvendesin'' dedim. '' teşekkür ederim sana abi '' dedi. '' bak benim bile bir bekleyenim var, hadi bu kuş olmasa bile ocakta çay suyum bile beni bekliyor, senin hiç mi kimin kimsen yok '' dedim. '' abi ben 2 sene önce evden kaçtım, üvey babam şerefsizin tekiydi'' dedi.

    yer sofrasını hazırladım, oturduk sofraya ve uzun uzun konuşmaya başladık. annesi tarafından dışlanan, üvey babası tarafından tacize uğrayan ve çareyi istanbul'a kaçıp çalışmakta bulan ama sonu çakalların eline düşmüş bir ceylan olan 21 yaşında bir kız. mutluluk denen o fındık tanesi bu kız için çürümüş bitmiş bile. baya bir sohbet ettik... senelerdir içinde biriktirdiklerini tek tek kustu sofrada ve hiçbir midemi bulandırmadı o anlattıkça. bana bana dinledim...

    sohbet ederken pipicik pipicik demeye başladı çapkın. kızın gülümsemesi baharı müjdeleyen çiçekler gibi görülmeye değerdi. aynı anda gülüp birbirimizin yüzüne baktık. '' bu da benim sapığım işte. satın aldığım adamın çocukları öğretmiş bunu '' dedim. oysa yalan. yavruyken alıp ben öğrettim ona. hoşuma gidiyor pipicik demesi.

    öğleye kadar konuştuk kızla. ısındık, kaynaştık birbirimize. ben ona o da bana güvendi. işe gitme zamanı da gelmişti. '' istersen burada kalabilirsin, ben bakkaldan bir şeyler alayım ve bu günlük dışarıya çıkma sen, burada kal'' dedim. '' abi çok iyisin sen, teşekkür ederim sana '' dedi. belki duş almak ister diye plaj havlularının yerini gösterdim. laptopu önüne koydum. çapkın sana emanet görüşmek üzere deyip gittim.

    akşam 7 oldu çıktım işten. belki yine kalır diye diş fırçası aldım ona. dankek aldım çayla götürürüz diye, en lüksünden karışık çerez yaptırdım. elimde poşetler çıktım yukarıya. zile bastım açmadı. bir daha bastım yok. sanırım lavabodadır veya duymuyor dedim. cebimden anahtarı çıkarıp açtım kapıyı. kapının arkasına baktım ayakkabıları yoktu. şaşırdım. elimdeki poşetleri olduğu gibi yere bırakıp odaya girdim. odadaki çekmeceler dışarıdaydı. baba yadigarı kutunun içinde de 250 lira param vardı. almış parayı gitmiş. yok para. donakaldım. elimde tahtadan eski bir kutu ve 250 liraya kendini hiç eden bir kız. oysa her şeyi konuşmuştum onunla. kadın sığınma evine yerleşecekti. önce karakola gidip ifade verecek ve polis gözetiminde gizli bulunan sığınma evlerinden birine nakil olacaktı. korkma dedim. sığınma evlerinin yerini herkes bilmez. hatta tüm bunları onun yanında araştırmıştık. gerekli bütün bilgiyi beraber öğrenmiştik ama yok işte. gitti kız ve elimde bir kutu bakıyorum hâlâ.

    içim burkuluyor bakarken. büyük bir olasılıkla o iki çocuk da işin içinde olup dolandırılmıştım. önce kız bina girişinde üstüme düşerek cebimdeki parayı almak istemişti, para da olmayınca eve gelmeyi kabul etti ve evde çalabildiğini alıp çekti gitti. ya da yanılıyorum ne bileyim ama işte elimde kutu bakıyorum hâlâ. insanlık bu tahta kutunun içindeki 3 parça kağıt kadar zavallı mı? ya da şeref denen şeyin adı gerçekten para mı?

    bakıyorum kutuya. konuşmuyorum asla ama mutluyum da ha. çapkın geldi kondu omzuma.

    ''pipicik pipicik...''
    #35943533 :)
  • protest sanayici

    4037.
    bir gün bir erkeği özleyeceğim aklımın ucuna bile gelmezdi.

    ya ben yavaş yavaş ılıyorum. ya da gittikçe yaşlanıyorum.
    #35870565 :)
  • çöpten aldığı muzu çocuğuna veren anne

    1.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1346449/+

    şu çocuğu görüyor musunuz? yaşıtları bisiklet pedalına basarken o çöp bidonunun tekerleğine basıyor. yaşıtları '' onu yemem, bunu yemem '' diye sofrada terör estirirken o çürümüş muza iştahla sarılıyor.

    acıtasyon yapmıyorum ben. hayatın gerçeği bu ki, tam da bu gerçeğe odaklanın istiyorum.

    anneyi görüyor musunuz orada?

    diğer anneler sinema sinema avm avm gezerken o çöp çöp, pazar pazar geziyor.

    bak bir daha koyuyorum çocuğu;

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1346449/+

    bir daha koyuyorum ki, hayattan acı acı ders alın istiyorum. asi olmayın, isyan etmeyin, önünüzdeki bilgisayarın, elinizdeki telefonun bile kıymetini bilin. şükredin abi. sadece çocuğun sağ ayağına iyi bakın.

    edit: şu alttaki yorumları okudum da bu sözlük iyice bitmiş. acıyorum ota boka trollük yapan o küçücük beyninize sizin. güya espiri yapacaklar. şakasını siktiklerim.
    #35860691 :)
  • kızına evet ismini veren aile

    4.
    ahaha bir de bu kız büyüyünce bununla evleniyormuş. olur mu olur.

    siz 15 temmuz şehitleri kenan sayın evet'i eşiniz olmaya kabul ediyor musunuz?
    - evettttttttttttttttt
    + efendim hayatım

    ahaha ulan ya.
    #35743578 :)
  • uludağ sözlük kızları

    2536.
    bu özel ve tüzel günde benden tüm sevgili sözlük kızlarına gelsin.

    evet efendim;

    https://www.youtube.com/w...7mPY&feature=youtu.be +

    muck. herkese bol şans.
    #35733245 :)
  • anın görüntüsü

    20399.
    bir hikayesi var bu görüntünün.

    öğretmen küçük yeğenime ödev vermiş '' herkes birine iyilik yapacak ve onu yarın sınıfta anlatacak '' demiş. '' ne olabilir bu iyilik? ne olur? '' diye ablamlar düşünürken aklıma kedi evi geldi. kedi evi yapalım dedim. nasıl yani? diye sordular. her hangi bir insana iyilik yapmayı düşünüyor onlar ve hemen karton alıp geldim. başladık yeğenle kartondan küçük bir kedi evi yapmaya. yaparken de anlatıyorum '' bu ev sayesinde kediler üşümeyecek, üstlerine yağmur, kar falan yağmayacak, çok mutlu olacaklar şeker '' diyorum. öyle heyecanlı kartonu tutuyor ki, alkışlıyor arada. bantları iştahla yapıştırıyor. hülasa sonunda kedi evini tamamlıyoruz.

    onların evinin önünde de sürekli duran bir kedi var. adı osman. yeğenim osman koymuş kedinin adını :') niye osman bilmiyorum. gittik bir de yem aldık osmana. su koyduk önüne ve karnını doyurduktan sonra hemen girdi osman yeni yuvasına. yeğenimi görseniz havalara zıpladı osman yuvaya girince. başardık biz. sonra sordu yeğen '' dayı, ya bu yuva çalınırsa, bozarlarsa yuvamızı '' dedi.

    hımmm, o zaman kapısına bir not yazalım yıkmasınlar yuvayı dedim. ne olsun not dedim ve yeğenim bunu buldu.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1331542/+

    tatlım o benim ya. okula gidip arkadaşlarına anlatmayı heyecanla bekliyor.
    #35675455 :)
  • boşanmak

    232.
    boşanmak günümüzde artık o kadar basite indi ki, çiftlerin artık birbirlerine tahammülü kalmamış. bence bunun en büyük sebebi ise teknolojinin gelişmesi. imkanlar çoğaldıkça dert ve keder de artıyor. hem maddi hem manevi teknoloji sayesine yuvalar yıkılıyor. herkesin elinde cep telefonu ve çiftler birbirine aşırı ilgisiz. kimi okey masalarında takılıyor, kimi face'de takılıp çitflik oynuyor. biri bi çekyatta, diğeri öbür çekyatta kendi hallerinde takılıp gidiyorlar. muhabbet olmayınca da bıkkınlık, sıkıntı, ayrılık geliyor. bu sadece bir örnek ama öyle garip örnekler var ki, teknoloji sayesine daha yeni evlenmiş bir çiftin boşanmasına şahit oldum ben.

    ayfer ile metin. evlendikleri zaman gelin arabasında koca gidi am yazıyordu. o zaman anlamıştım bunların evliliklerinin uzun sürmeyeceğini. salak ikisi de.

    metin bizim şirkette çalışıyor. geçen mayıs ayında evlendiler ve şuan metin bana geldi. evi de ayferin üzerine yapınca kadın tekmeyi yapıştırmış götüne. ayrılıkları da öyle boktan bir sebep ki, duyunca gülmemek için etimi cimdikledim. hani bu metin boşanmalarını televizyon kanallarına falan anlatsa kısa sürede ekranların aranan yüzü olur. herkes konuşmak için sıraya girer.
    metin öküz.

    geçenlerde metin uyurken ayfer bunun telefonunu kurcalamış ve metin'i uyandırıp '' sen ne çeşit bir pisliksin şerefsiz herif'' diyerek telefonu kucağına atıp kendini odaya kitlemiş. açmamış kapıyı. sabah olunca defol git bu evden diye feryat figan bağırmış. ağlamış, kusmuş, çığlık atmış ayfer. metin defalarca özür dilese de ayfer hep kusmuş. metinin yüzüne bile bakmadan siktir git deyip durmuş ayfer.
    metin öküz.

    çünkü şirkette tolga diye bir arkadaş daha var ve tolga aşırı şişko olduğu için metin ona zayıflaması hususunda yardımcı oluyor. oynadığımız halı saha maçı kadrosuna bile tolga'yı yazdırdı. beraber havuza gidip yürüyüş falan yapıyorlar. baya sıkı dost ikisi. metin tolga'nın zayıflamasını çok istiyor. işte olay da bundan sonra başlıyor..

    tolga acıktığı zaman bizim salak metin onun midesini bulandırıp iştahını kapatıyor. böyle mal bi adam metin. şaka yapıyor şirkette. geçen işi biraz daha farklı boyuta katmak için '' ne zaman acıkırsan ve krizine girersen beni ara'' demiş. yaşam koçluğunu yapıyor tolga'nın.
    tolga da ayrı geri zekalı olduğu için bi akşam üstü metini aramış.

    metin de salak ya gitmiş yeni bi tuvalet fırçası almış. şaka yapacak mal. daha poşetinden çıkmamış bir fırça almış. tolga konuşmak için arayınca. 5 dakka sonra ara şuan işim var deyip kapamış teli. sonra yapacağı şaka için hazırlığa başlamış. tuvalet fırçasını çikolata sosuna batırmış ve tuvalete girip klozete oturmuş selfi çekinmiş. böyle dillemiş tuvalet fırçasını. sanki bok yalıyor kodumun malı. şişkoların götünü eritmek hoşuma gidiyormuş. sonra yaladığı fırçalı fotoyu yollamış tolga'ya. senin ben evveliyatını sikiyim diye dönüş yapmış tolga.

    karısı ayfer de metin'in bu fotoları ve tolgay'la olan yazışmaları okumuş;

    - metin bu ne lan?
    - bok o tolga. her gün yerim. aramızda kalsın.
    - lan yürü git. midem kalktı ya
    - öyle deme lan çok lezzetli, bi ye bak sürekli yersin.
    - ya uzak dur benden ya
    - cırcır olunca daha süper oluyor he, sarı sarı off
    - sorunlu musun lan sen?
    - öpeyim mi seni yarın.
    - lannnnnnnnnnnn

    bu şekil 7-8 satır muhabbet etmiş mallar. sonra metin tolga'nın yazdıklarına cevap vermeyip yatmış yatağa. amacı ertesi gün iş yerinde tolga'ya gerçeği anlatmakmış. hani bu gece yemek yemesin yarın anlatayım diye düşünmüş. karısı da telefonunu kurcalayıp görmüş bok yaladığı o fotoları ve muhabbeti falan. 1 saat açıklama yapmaya çalışmış ama dinlememiş ayfer. çünkü çikolata sosu döktüğü tencereyi dibi tutmasın diye yıkayıp yerine koymuş metin. işin daha da kötü tarafı o yaladığı fırçayı eskisiyle değiştirmiş. fırça da eskisinin aynısı, aynı renkteymiş. eskiyi de çöpe atmış. çikolata sosu kağıdı da içinde. çöpcüler de almış götürmüş hepsini. yani ortada metini aklayacak hiçbir şey kalmamış. metin yalvar yakar '' yalamadım ayfer, anam babam ölsün yalan söylüyorsam '' dese de karısı fırçayı o şeyin içinde tuvalette gördüğü için saçını yolmuş. yalamışın işte bak burda fırça demiş. kusmuş lavaboya kadın. sürekli kusmuş. gözleri kızarmış kusmaktan. orospu çocuğusun metin, zaten sabunu da kıllı bırakıyorsun, klozette de kıllar oluyor, pislik herifin tekisin sen demiş. araları da limoni olunca bu olay da tuz biber olmuş. metin paket.

    duyunca iyi bok yedin metin dedim. abi ne yapayım şaka yapmak istedim ama olay çok farklı hale geldi. tolga zayıflayacağına karım kusmaktan zayıfladı. çözüm yolu yok, dilekçeyi vermiş ayfer dedi. ulan bu şekil boşanma mı olur ya. boşanmanın da bi ırbı bi adabı olmalı.

    - biz boşanmak istiyoruz hakim bey
    - sebep?
    - bu adam bok yiyor.
    - doğru mu bu?
    - valla aslında o çikolata so.. offf neyse, nereyi imzalıyoruz.

    yok yok. ben boşatmam bunları. devreye gireceğiz artık. ben de çişimi içiyorum ne var ki bunda yenge derim. eheh. kadın pert.
    #35656007 :)
  • 29 ocak 2017 kayserispor fenerbahçe maçı

    99.
    sergen yalçın takımını fenerbahçe maçına hazırlarken;

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1323208/+
    #35576654 :)
  • elinde telefonla yürüyen kız

    8.
    allahın geri zekalıları.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1320193/+
    #35547341 :)
  • 20 kişilik serseri grubunun sevgiliye laf atması

    4.
    ne olursa olsun gözümü bile kırpmadan dalarım abi. bana duvar delen derler. biz bu yüreği boşuna taşımıyoruz. kim ne düşünecek zerre umurumda değil. 20 kişi boşuna laf atmış olamaz. kesin göz kırpmıştır şıllık. saçını yolarım onun orda.
    #35492306 :)
  • cüneyt çakır

    1819.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1314494/+
    #35490316 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    173501.
    çocukken atari salonlarından çıkmazdım. tüm harçlığımı ken ve ryu'ya verirdim. okulu asar sürekli atari oynardım. itirafıma gelince; anamgil '' git 20 liralık kıyma al kuki'' dediği zaman, kasaba gidip '' amca bana 18 liralık kıyma verir misin '' derdim. yağsız olsun demeyi de ihmal etmezdim. 2 lira cepte:') koşa koşa atari yine. ulan her hafta '' canım mantı çekiyor anne'' bile derdim. o kadına sürekli eziyet ettim ya ben çok ayıp ettim lan.
    #35454337 :)
  • ahmet çalık

    42.
    Simon Kjaerfenerbahçe'ye transfer olduğu zaman çoğu kişi ( hatta fenerliler de dahil) bu salağı kim aldı demişti. o zaman herkese şunu dedim. bu kjaer çok rahat barcelona'da bile oynar. pike'nin yanına koyun zerre sırıtmaz dedim. bana siktir git ibne dediler. sen önce kumandayı sok götüne sonra gel yorum yap dediler. şimdi bunu diyenler '' lan acaba mı'' diyor. kjaer'siz fenerbahçe çok kötü ve bana göre süper lig'in en iyi stoperi.

    gelelim ahmet çalık'a.
    ahmet galatasaraya transfer oldu ve her 10 galatasarlıdan 9 kişisi buna verilen paraya sövüyor. ayakta duramıyor, bundan bir bok olmaz diyor. kimse beğenmiyor. çok açık konuşuyorum bu ahmet geleceğin en iyi türk stoperi olacaktır. oyun zekası ve sağlamlığı harika. yaşı genç ve zaman geçtikçe de türk milli takımının bile vazgeçilmezi olacaktır. şimdinin bülent korkmazı bu adamdır. bu adamı dikkatli izleyin derim. futbolda herkes forvet oyuncu beğenirken '' messi hayranı, ronaldo hayranı, ibrahimoviç fanı'' falan olurken, ben hep savunma oyuncularını sevmişimdir. ramos'un hastasıyım mesela. bana göre güzel gol nasıl takdir ediliyorsa, iyi bir savunma da o denli harikadır. forvet oyuncusu tam gol vuruşu yaparken son an da kayıp o şutu önleyen futbolcu taşaklı adamdır nazarımda.

    hülasa ahmet'deki taşağı zamanla herkes görecektir. galatasaylılar bu adama sahip çıkmalı. şimdi herkes ''siktirsin gitsin'' diyor ama yıllar sonra '' adamsın ahmet'' diye buralar entry dolacak. yok eğer göt olursam, gelin bu entryi bana sokun derim. zaten o yüzden yazıyı uzattım. girmişken tam girsin. ahmet çok iyi bir stoperdir.
    #35441927 :)
  • sözlük yazarlarının yaptığı mallıklar

    462.
    şirket çalışanları olarak her hafta halı saha maçı yaparız. maça ısınmadan çıkınca ve ani hareket yapınca geçen kasık yırtılması oldu. seke seke çıktım sahadan ve hemen doktora gidip muayene oldum. mr için gün verdi. günü geldi mr çekildim gittim doktora gösterdim, 7 tane iğne, bir sürü hap ve bir jel verdi. neyse, aldım ilaçları 2 tanesini öğlen kullanırım diye iş yerine götürdüm.

    sabah öğle akşam jeli kasıklarıma sürüyorum. hapı da sadece sabah akşam yutuyorum. iş yerinde kullandığım ilaçlar bunlar.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308942/+

    neyse, geldim ofise açtım neti sizin salak salak yazılarınızı okuyorum. sabah 8 buçuk ama sol framenin sifonu halen çekilmemiş. geceden amlı götlü başlıklar kol gibi duruyor orada. ulan ben daha simit yememişim millet meme kemiriyor. küfür ede ede kendime başlık ararken zall efendinin uludağ sözlük ten obama ya iş teklifi adlı başlığını gördüm. simiti ısıra ısıra başladım yazısını okumaya. mizah yapmış zall. obama'ya '' gel benle çalış, işsiz kaldın sen ama şartlarım var '' falan demiş. bir sürü şart sunmuş obama'ya.

    yazıyı okuduktan sonra hani haberleri sunan sunucuların haberler bittikten sonra öyle salak gibi kalışları oluyor ya. hani önündeki kağıtlara bakıyorlar, ne bileyim kameramana laf atıyorlar, yalandan yere laptopu kurcalıyorlar falan ya. ulan ekmek çarpsın yazıyı bitirdikten sonra öyle mal gibi kalakaldım. güleyim mi? bir şeyleri mi kurcalayayım? yoksa çığlık mı atayım şaşırdım. simit ağzımda öylece duruyorum. çaya elimi uzatıyorum geri çekiyorum. kafamı yana çeviriyorum geri dönüyorum. ağzımda simit geveleyip duruyorum. hani bi gif vardı. sincap mıydı neydi? fındık yerken bir şey görüp'' bu da nedir amk '' deyip kaçıyordu ya,( heh, buldum gifi)

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308943/+

    işte böyle oldum. okuduktan sonra simit düştü elimden. birde bana diyorlar ki zall sen misin? ulan ben bu kadar mal mıyım? ehehe mal değilsen niye sözlük yazarlarının mallıkları başlığına entry giriyorsun demişsinizdir. ahaha ulan siz de insanı hemen göt ediyorsunuz koduklarım ya.

    simiti yerden alıp çöpe attım. sonra çekmeceyi açıp hapı yuttum ve daha sonra kasıklarıma sürmek için pantolonun kemerini çözdüm. döktüm jeli elime başladım kasıklarımı ovmaya. harıl harıl ovalıyorum. ovalarken pat içeri figen hanım girdi. zaten sinir oluyorum kapıyı bir kere tıkladıktan sonra hemen açıp içeri dalanlara. ben ''gell'' demedikten sonra tıklamanın ne anlamı var? öyle pantolon dizlerimde, götüm figen hanıma dönük, elim çükümün yanında, kafayı çevirmiş figen hanıma bakıyorum. karı ayyyy yaptı gözünü kapadı, kukla bey ne yapıyorsunuz dedi. 31 çekiyorum figen hanım gel yardım et kalkmıyor diyeceğim diyemiyorum. usulca pantolonu yukarı çekmeye çalışıyorum ama bunlar hep zall'ın suçu. manyağın entrysini okuduktan sonra kafa gitmiş, unutmuşum kapıyı kitlemeyi. zaten o yüzden bu başlıktayım. merhaba ben mal.

    figen hanım elindeki evrakları vermeden kapıyı kapadı kaçtı kadın. o ara donumu çeke çeke jele gidiyorum '' kasıklarım ağrıyor figen hanım, yanlış anladınız, bunu sürüyordum'' diyeceğim geç kaldım. ulan hadi sözlükte adımız otubirciye çıktı tamam da, şirkette bunun olması kötü lan. yemekhanede yemek yerken kadınla gözgöze gelince karı titriyor resmen. artık sadece sanal alem değil gerçek hayatta da otuzbirciyim. sanırım öldükten sonra ahirette de otuzbirci olurum. çünkü ben zeytin yağlı sabunsuz yıkanamam.

    - ne istiyorsunuz kukla bey, emredin yeter.
    - zeytin yağlı sabun
    - sabun mu?
    #35426220 :)
  • 5 milyon verecekler ama hiç seks yapmayacaksın

    4.
    olur. zaten haftada bi sefer 100 tl lik balyayı götüme soksam alırım yine aynı zevki.
    #35418767 :)
  • ekşi sözlük

    9347.
    ekşi'de debe listesi kalkmış da ben zaten oranın debe listesinden bi bok anlamadım. birkaç kere debeye girdim hemen sabahında mesaj geldi. '' kardeş şunu editler misin. minik eymen'e yardım kampanyası ''
    kardeş şunu editler misin? gülnihal teyzeye yardım ediyoruz falan. ulan benim de yazılar malum. sokup çıkarıyorum ben. yukarıda her türlü pozisyonu yapmışım, yalamadığım organ kalmamış, fantezinin damına koymuşum adam bana diyor ki minik bilmem neye yardım ediyoruz editle lütfen diyor. bikaç kere editledim anama sövdüler sildim sonra. uludağ bu konuda çok iyi. burada sevişince ergenler '' adamsın kuki abi, arada bi şu kuşimatonu çıkar da gölgesinde rakı içelim '' diye mesaj çekiyor. fark çok var. inanılmaz duyar kasılıyor orda. sağlıklı sikişemiyorsun . hep bi tedirginlik.
    #35418594 :)
  • yaran capsler

    3381.
    kendimce en beğendiğim birkaç derleme.

    bu salak amcamızla başlayalım;

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308171/+

    gel de evlen;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/867312/+

    ah şu kızların çektiği;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308172/+

    adam king.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/817573/+

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308173/+

    obur;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308174/+

    geliyor gönlümün efendisi;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/934604/+

    obur 2;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308176/+

    ehehe;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308178/+

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308179/+

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308177/+

    ilişkiler;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308180/+

    sınav stresi;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/715936/+

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308181/+

    bakışlara bak ya;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308182/+

    yapma bunu :')
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308184/+

    öğrenmek güzel şey;
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1308183/+

    ve son. allahını seven yordim etsin
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/731600/+

    tipe bak ya.
    #35416977 :)
  • hayata dair gülümseten detaylar

    665.
    küçük yeğenim ilkokul 1. sınıfa başladı. abisi var 5 veya 6 ya geçti tam bilmiyorum yalan olmasın. hatta yalan olsun amk 7 desem nolur ki? 8 e geçse hem kime ne? dunkof zaten bi bok olmaz büyüğünden. ulan diyeceğimi de unuttum, olay zaten küçükle ilgiliydi.

    hehh geldi şimdi aklıma. ben bu küçüğüne hep sihir yaparım. yeğenim beni sihirbaz zanneder. ne zaman ablama gitsem, aldığım çikolatayı koynundan çıkarırım. ahaha valla lan. elimi daldırırım sırtına, aaa burda ne varmış, vavvv çikolata derim. şaşırır salak. çikolata bitince üzerindeki elbiseleri çıkarıp kendine bakar, hani kıyıda köşede bi iki eti puf kalmış mı diye yoklar kendini. tatlım benim ya. geçen lapa lapa kar yağıyor... portakal, muz, elma vs. alıp yine ablama gittim. hani ablam karda kışta alış-verişe çıkmamıştır diye kardeşlik görevini yerine getireyim dedim.

    neyse, çaldım kapıyı girdim içeri. verdim pazar poşetlerini oturdum çay-kek yiyiyorum. lan tamam kek için gidiyorum eve. süper yapar keki ablam. keki yerken baktım bizim ufaklığın biraz morali bozuk belli. üzgün şekilde geldi yanıma. dayı flaş bellek çıkarsana sırtımdan dedi. ne dedi bu dedim, ablam gülmeye başladı. meğer bu gta oyununa kendini çok kaptırmış. ablam da oynamasın diye flaş belleği saklamış. dayı hadi çıkar flaş belleği, gta oynucam ben bulamıyorum, her yere baktım yok dedi. dayısı ben sihirbaz değilim dedim. ama çikolata çıkarıyorsun, elma çıkarıyorsun, muz çıkarıyorsun, sandalye bile çıkardın dedi. ( sandalyeyi arkası dönükken büyük abisi verdi. boşuna dunkof demiyorum büyüğüne, masayı sırtlıyordu geçen )

    dayısı flaş bellek çıkaramam. sen kendin ara kendin bul dedim. bu zaten her yeri aramış bulamamış.

    lan kısa keseyim. çocuk da gitmiş google'ye ; '' bizim flaş belleğimiz nerede '' yazmış.

    o yazıyı arama motorunda gördüm ya, hayatımın en masum, en tatlı, en gülümseten anlarından biriydi o an.

    bu çocuk daha 1 e gidiyor ve okuyup yazabiliyor. salak değil bu çocuk. çabası yeter onun. maşallah deyin abileri ablaları. sonunda soru işareti bile vardı yazının.
    #35366075 :)
  • kardan adamla evlenip balayına çıkan adam

    3.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1302910/+

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1302911/+
    #35365785 :)
  • açılan başlığa çok meşhur bir yazarın gelmesi

    1.
    insanı mutlu eden bir olay. bir başlık açıyorsun ve o başlığa sözlüğün en ünlü yazarı geliyor. isim vermeyim ben görünce nikini yalamıştım onun, içim kıpır kıpır olmuştu. balkona çıkıp oleyyyy diye bağırdığımı bilirim. yeni yazardım, ağzımı kapayıp içeri koştum sonra. mutlu oluyor insan.
    #35364672 :)
  • yeni şeyler getiriyorum
    Advertisement
    Advertisement